Bu Foruma yaptığınız ilk ziyaretiniz ise, Lütfen öncelikle Yardım kriterlerini okuyunuz. Forumumuzda bilgi alışverişinde bulunabilmeniz için öncelikle Kayıt olmalısınız.
Üye olmayanlar Forumumuzdan hiçbir şekilde aktivite uygulayamaz, Mesaj yazamaz, Konu açamaz, Eklenti indiremez. Forumumuzu tam anlamıyla kullanmak için Üye olabilirsiniz..



Örnek Portreler hayatlarından ders ve ibret alacağımız örnek insanlar...

Cevapla
Alt 05-08-2008, 11:10   #1 (permalink)
dutkmd
Süper Üyemiz
 
dutkmd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 8.851
dutkmd is an unknown quantity at this point
dutkmd - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Padisahlar ardinca yurusun‏

AZİZ MAHMUD HÜDÂYİ HAZRETLERİ

PÂDİŞÂHLAR ARDINCA YÜRÜSÜN
Azîz Mahmûd Hüdâyî, âilesiyle birlikte Sivrihisar'a giderek hizmete başladı. Ancak burada sâdece altı ay kadar kalabildi. Hocasının ayrılığına dayanamayarak tekrar Bursa'ya geldi. Bursa'ya geldiği günlerde, doksan yaşından ziyâde olan hocasının hizmetini görmeye başladı. Bu hizmetlerinden çok memnun olan Muhammed Üftâde; “Oğlum! Pâdişâhlar ardınca yürüsün.” diye duâ etti. O sene Üftâde hazretleri vefât etti.

Bir gün Sultan Ahmed Han, mürşîdini ziyâret için Üsküdar'a gelmişti. Çarşıdan geçerken, Hüdâyî hazretlerinin alış-veriş ettiğini gördü. Genç Hünkâr bu esnâda attaydı. Derhal atından indi, hocasının elini öptü ve atına binmesi için ricâ etti. Bir müddet Hüdâyî hazretleri at sırtında önde ve Pâdişâh da yaya olarak ardınca yürüdüler. Kısa bir süre sonra Mahmûd Hüdâyî dünyâyı titreten koca bir pâdişâhın, arkasında yaya yürümesine râzı olmadı ve; “Sultanım! Sırf hocam Muhammed Üftâde hazretlerinin duâsı ve emri yerine gelsin diye bindim. Çünkü o; “Pâdişâhlar rikâbında yürüsün.” diye duâ etmişti.” buyurarak atından indi. Ata tekrar Sultan Ahmed Hanı bindirdi.
Sultan Ahmed Han’ın bu hâdiseden sonra aşağıdaki beytleri söylediği belirtilir:

“Varımı ben Hakka verdim, gayrı vârım kalmadı.
Cümlesinden el çekip pes dü cihânım kalmadı.

Çünkü hubbullah erişti, çekti beni kendine,
Açtı gönlüm gözünü, gayri gümânım kalmadı.

Evliyânın himmeti, yaktı beni kül eyledi,
Sâfiyim, buldum safâyı dü cihânım kalmadı.

Ahmedî der, “Yâ ilâhî! Sana şükrüm çok-durur”,
Hamdülillah aşk-ı Haktan gayri vârım kalmadı.”


Evliyalar Ansiklopedisi

Huzur Pınarı Mail Grubu
__________________
Click the image to open in full size. Click the image to open in full size.

Mutluluk insanı tatlı yapar...
Başarı ışıltılı...
Zorluklar güçlü...
Hüzün insanı insan yapar,
yenilgi mütevâzı...
dutkmd isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
1
Sponsored links
Alt 13-08-2008, 17:25   #2 (permalink)
dutkmd
Süper Üyemiz
 
dutkmd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 8.851
dutkmd is an unknown quantity at this point
dutkmd - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Menkıbeler

Click the image to open in full size.

> "Canımız üzüm istedi!"

"Üftâde hazretleri", dergâhında bir ara,
Talebeyi çağırıp buyurdu ki onlara:

(Evlâtlar, tâze üzüm canımız etti talep.
Aransa, bulunur mu bu gece vakti acep?)

Talebenin kalbinden geçti ki o arada:
"Olur mu tâze üzüm bu kış günü ve karda?"

Ve lâkin "Azîz Mahmûd" düşündü ki şöylece:
"Mâdem hocam istedi, bulmalıyız bu gece."

Ve ayağa kalkarak, arz etti ki: (Efendim!
Müsâde ederseniz, ben bulup getireyim.)

Üftâde hazretleri (Peki, getir!) deyince,
Sepetini kaparak, yola düştü hemence.

"Çekirge"de, onların bir üzüm bağı vardı.
Hızlı adımlar ile yürüyüp bağa vardı.

Mevsim "Kış" olduğundan, yağmıştı her yere kar.
Baktı, karlar altında kalmış bütün asmalar.

Bir asma çubuğunu temizledi karlardan.
"Salkım salkım üzüm"ler göründü hemen alttan.

(Bu, hocam Üftâde'nin açık bir kerâmeti.)
Deyip, o üzümlerle doldurdu o sepeti.

Ve onu omuzlayıp, şükreyledi Allah'a.
Yine hızlı olarak yöneldi o dergâha.

Kuş gibi uçuyordu, omuzunda o sepet.
Sanki dünyâ dolusu bulmuş idi bir servet.

Az sonra, üzümleri ona arz edecekti.
Üstâdının gönlünü pek sevindirecekti.

Bir "Allah adamı"nı sevindirmek ne demek?
Dünyâları versen de, çok zordur elde etmek.

O, bunları düşünüp gidiyorken, bir ara,
Âniden düşüverdi derince bir çukura.

Çâresizlik içinde çıkmak için o yerden,
Kalben yardım istedi "Hazret-i Üftâde"den.

O an çukur başında, gördü bir "İhtiyâr"ı.
Ki, alini uzatıp, çekti onu yukarı.

Çıkınca, o kimseyi göremedi bir daha.
Sepeti omuzlayıp, vâsıl oldu dergâha.

Üftâde, o gelince buyurdu ki: (Evlâdım!
O çukurdan çıkmana sana kim etti yardım?)

(Bilmiyorum) deyince, buyurdu ki: (O yerden,
El uzatıp çıkmana, "Hızır"dı yardım eden.)
__________________
Click the image to open in full size. Click the image to open in full size.

Mutluluk insanı tatlı yapar...
Başarı ışıltılı...
Zorluklar güçlü...
Hüzün insanı insan yapar,
yenilgi mütevâzı...
dutkmd isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:39 . Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.0.0
Kişisel Gelişim -- Türkiye'nin En Kaliteli Kişisel Gelişim Platformu Kaizen OnlineAd Management by RedTyger