Bu Foruma yaptığınız ilk ziyaretiniz ise, Lütfen öncelikle Yardım kriterlerini okuyunuz. Forumumuzda bilgi alışverişinde bulunabilmeniz için öncelikle Kayıt olmalısınız.
Üye olmayanlar Forumumuzdan hiçbir şekilde aktivite uygulayamaz, Mesaj yazamaz, Konu açamaz, Eklenti indiremez. Forumumuzu tam anlamıyla kullanmak için Üye olabilirsiniz..



Örnek Portreler hayatlarından ders ve ibret alacağımız örnek insanlar...

Cevapla
Alt 30-07-2008, 14:41   #1 (permalink)
dutkmd
Süper Üyemiz
 
dutkmd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 8.851
dutkmd is an unknown quantity at this point
dutkmd - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Evliya, harika gösteren değildir!

Evliya, harika gösteren değildir!
Evliya; veli kelimesinin çoğuludur. Dostlar, Allahü teâlânın sevgili kulları, nefsin esaretinden kurtulup, sözleri, işleri ve hareketleri İslamiyet’e uygun olanlar, devamlı Allahü teâlâyı hatırlayıp, ananlar anlamına gelmektedir.

Dünya sevgisini ve bunları hatırlamayı kalbinden çıkaran Müslümana, salih Müslüman denir. Helal olsun, mubah olsun, masivayı yani Allahü teâlâdan başka her şeyi hatırlamayı da kalbinden çıkaran ve bu nimete kavuşan Müslümana ise, veli ve evliya denir. İnsanları Müslüman ve salih yapmak için uğraşan veliye ise, mürşid yani yol gösteren denir. Peygamber efendimiz; (Evliya ol kimselerdir ki, onlar görülünce, Allah hatırlanır) buyurmuştur.

Allahü teâlâ, akıl ile anlaşılamayan şeyleri görüp anlayabilen başka bir kuvveti, sevdiği kullarına verir. Bu kuvvete kalb gözü ve bu kullara evliya denir. Evliya, kalb gözleri ile görüp anlar ve birbirlerine anlatırlar.

Evliya, her şeyi öğrenir, bilir. İslamiyet’e uymakta, dünya işlerinde aklını kullanır. Hesabını yapmakta, sanatında, ticaretinde hiç hata yapmaz. Fakat, aklındaki düşünceler, kalbine sirayet etmez, bulaşmaz. İslamiyet’e uymayan kimse, harikulade şeyler yapabilir. Bunlara keramet denmez, istidrac denir.

Bayezid-i Bistami hazretleri evliya olarak bilinen birisini görmek için giderken, o kimsenin karşıdan geldiğini ve kıbleye karşı tükürdüğünü görünce, hemen geriye döner ve buyurur ki:
“Bu adam, Resulullah efendimizin edeplerinden birine uymadı. Veli olamaz. Kerametler gösteren biri, mesela su üstünde yürüse, bir anda uzaklara gitse, havada uçsa, İslamiyet’e uymadıkça, bunu veli sanmayınız!”

Peygamberlerin harikalar göstermesi lazımdır. Böylece Peygamber, Peygamber olmayandan ayrılır. Çünkü nebinin Peygamberliğini tanımak, herkese lazımdır.

Evliya, insanları, kendi Peygamberinin dinine çağırdığı için, Peygamberinin mucizeleri kendilerine yetişir. Evliya, eğer İslamiyet’ten başka bir şeye çağırmış olsaydı, o zaman, harikalar göstermesi elbette lazım olurdu. İslamiyet’e çağırdığı için, harika göstermesi lazım değildir. İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
“İnsanların çoğu, Allahü teâlâdan kesilmiş olduklarından ve hep dünyayı düşündükleri için, maddeleri keşfedenlere, mahluklardan bilmediklerini haber verenlere kıymet verirler. Onları büyük bilirler. Onları evliya ve Allahü teâlânın seçilmiş kulları sanırlar. Hakikatten haber verenlere dönüp bakmazlar. Bunların Allahü teâlâdan bildirdiklerine inanmazlar. ‘Bunlar, dedikleri gibi evliya olsalardı, bizim hallerimizden ve mahlukların hallerinden haber verirlerdi. Mahlukların hallerini bilmeyen kimse, bundan daha yüksek olan şeyleri nasıl bilir?’ derler, bu bozuk ölçüleri ile evliyaya inanmazlar, doğru sözü görmezler ve işitmezler...”

Din alimleri, herkesi, kitaplarda yazılan emirleri yapmaya çağırır. Evliya ise, hem buna çağırır, hem de İslamiyet’in batınına davet eder. Önce İslamiyet’e çağırır, sonra da, Allahü teâlânın ismini zikretmeyi gösterir. Her zaman, aralıksız olarak, zikr-i ilahi ile olmayı ehemmiyetle isterler.

Ebu Abdullah Seczi hazretleri buyuruyor ki:
“Evliyanın alameti üçtür:
Birincisi, derecesi yükseldikçe tevazusu, alçak gönüllülüğü artar.
İkincisi, elinde imkan bulunduğu halde dünyaya değer vermez.
Üçüncüsü, intikam almaya gücü yettiği halde merhametli ve insaflı davranarak intikam almaz.”

Netice olarak, bu dünyada evliyanın belli olması ve harikalar göstermesi lazım değildir. Zira burada hak ile batılın, doğru ile yanlışın karışması lazımdır. Velinin, kendi vilayetini bilmesi de şart değildir. Kendi vilayetini bilmeyen evliya çok idi. Bunları, başkaları nasıl tanıyabilir? Zaten tanımalarına lüzum da yoktur. Ama evliya, az olsa da, kıyamete kadar mevcut olacaktır. Ve Maruf-ı Kerhi hazretlerinin buyurduğu gibi:
“Evliyanın üç alameti vardır: Düşüncesi Hak ola, işleyeceği işi Hak ile işleye, meşguliyeti daima Hak ile ola.”


osman ünlü
__________________
Click the image to open in full size. Click the image to open in full size.

Mutluluk insanı tatlı yapar...
Başarı ışıltılı...
Zorluklar güçlü...
Hüzün insanı insan yapar,
yenilgi mütevâzı...
dutkmd isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
1
Sponsored links
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:50 . Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.0.0
Kişisel Gelişim -- Türkiye'nin En Kaliteli Kişisel Gelişim Platformu Kaizen OnlineAd Management by RedTyger