Bu Foruma yaptığınız ilk ziyaretiniz ise, Lütfen öncelikle Yardım kriterlerini okuyunuz. Forumumuzda bilgi alışverişinde bulunabilmeniz için öncelikle Kayıt olmalısınız.
Üye olmayanlar Forumumuzdan hiçbir şekilde aktivite uygulayamaz, Mesaj yazamaz, Konu açamaz, Eklenti indiremez. Forumumuzu tam anlamıyla kullanmak için Üye olabilirsiniz..



Mübarek Gün ve Geceler Nur dolu geceleri ve günleri paylaşarak ömrümüze ömür katalım.

Cevapla
Alt 07-10-2008, 09:53   #1 (permalink)
dutkmd
Süper Üyemiz
 
dutkmd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 9.084
dutkmd is an unknown quantity at this point
dutkmd - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Müslüman güler yüzlüdür

Kim Allah içinse Allahda onun içindir.

Mübarek Cumanızı tebrik eder, müstecâb dualarınızı istirhâm ederiz efendim

Müslüman güler yüzlüdür

Hadis-i şerifde; (Cuma, dünyada ve Cennette mü’minlerin bayramıdır) buyuruldu.
Mümin güneş gibidir. Sararıp-solarak batar ama, doğduğunda (ahirette) göz kamaştırır.
Mevlana Halid-i Bağdadi Hazretleri kuddise sirruh buyuruyor ki; Eğer bir toplulukta, bir cemaatin içinde Allahu tealanın sevdiği beğendiği razı olduğu kabul ettiği bir tek kişi varsa Allahu Teala o bir kişi hürmetine hepsini afveder... Hak kapısında ehil nâehil beraberdir. Bu yolun büyükleri kendilerine bağlı olanlardan gâfil değildir. Evliyânın kalbleri, ilâhî nûrların çıkıp geldiği kaynaklardır. Onların hoşnut olduğundan, Hak teâlâ da hoşnuttur. Onların kalblerinde yer eden, büyük devlete kavuşmuştur.

Kimler dünyada birbirini severse, birlikte olursa, ahirette de birlikte olacaklardır. Ahiretde kimlerle beraber olmayı, nerde olmayı istiyorsak bunu dünyada iken seçip, karar vermemiz lazımdır. Yâni; Kim olduğumuz değil, kiminle olduğumuz önemlidir.

Peygamberimize (sallallahü aleyhi vesellem) müslüman nasıl olur diye sordular. Peygamberimiz sallallahü aleyhi vesellem buyurdularki; "Müslüman güleryüzlü tatlı sözlü olur"... Güler yüz ve tatlı sözün, islamiyetin yayılmasında mühim yeri vardır. Böyle olmayan insanlar dîne fazla faydalı olamazlar. Daima tatlı sözlü ve güleryüzlü olmak müslüman olmanın birinci alametidir. Bazı insanlar çok hassastır, çok duygusaldır. Ona bir sert bakarsanız kalbi kırılır, üzülür. Karınca hacca gitmeye karar vermiş: demişler ki; Sen bu halinle hacca gidebilir misin? Niye gidemeyeyim demiş. Nasıl gidersin ömrün yetmez demişler... Karınca; bir güvercine takılırım, güvercin uçar bende giderim demiş. Allahü teala bizi böyle karınca iken uçan bir kuşa rast getirirse hedefimize varabiliriz. Yani Rabbimizin rızasının nerede olduğunu öğreniriz. En zor iş budur... Ya rabbi bana doğruyu doğru bildir, yanlışı yanlış bildir diye dua etmelidir. İnsan bu ölümlü dünyada kötü bir şeye doğru diye sarılırsa yanar. Eğer doğru bir şeye yanlış diye saldırırsa mahvolur. Onun için dünyada en zor şey doğruyu ve yanlışı ayırabilmektir. Bu, insanın kendibaşına yapacağı bir şey değildir. İnsanın aklı buna yetmez. Bunu daha evvel bilen birinin göstermesi lazımdır. Peygamberimiz buyuruyorlarki “aleyhissalatü vesselam”; Benim ümmetim yetmişüç fırkaya bölünecek. Bunlardan bir tanesi doğru olacak. Yetmişikisi bozuk olacak. Bozuklar itikat bakımından olduğu için, bu yetmiş ikisi cehenneme girecek. Ümmetim dediği için de, cehennemden sonra gene çıkacak. Ama, “Ümmetim” dediği için... Dolayısıyla, cehenneme uğramadan, bu azabı çekmeden, cennete bir fırka girecek. Bu da “Ehl-i sünnet vel cemaat” fırkasıdır. Allahu teala sahipsiz olmaktan korusun. O büyükleri tanımayan, o büyükleri sevmeyen, o büyüklerin yolunda gitmeyen, çok büyük tehlikededir.
Peygamber efendimiz aleyhisselam buyuruyorki; Bir talebe dinini öğrenmek için, hatta dininden bir mesele öğrenmek için evinden çıksa, dinini öğreneceği zatın evine gidinceye kadar, bu şerefli kul benim üstüme bassın diye, o yola melekler kanatlarını döşer. Bu, dinini öğrenmek için giden kişiye verilen sevabdır.. ya öğretmek için giderse, yani birine bir kitab verirse, kitab verilmesine sebeb olursa yani birisi onun elinden dinini öğrenirse ona verilen sevab daha fazla olacaktır. Gökteki kuşlar, karadaki hayvanlar denizdeki balıklar bunun için istiğfar ederler, afvet bu kulunu diye dua ederler. Bizim dinimizin iki esası vardır; biri öğrenmek biri öğretmekdir. Dinimizin en büyük düşmanı cehalettir. Onun için nerede ilim varsa din oradadır, nerede din varsa ilim oradadır, ilimsiz din olmaz, onun için ilim öğrenmek çok büyük ibadettir çok büyük sevabtır.
Eğer bir mümin gece yatmadan evvel biraz ilim tahsil etse, biraz kitab okusa, biraz ilim öğrense, sabaha kadar ibadet sevabı verilir. Ondan sonra yatsın, istediği gibi...) Ne var ki bir kitab okusa, biraz çocuğuna verse, yavrum okuda dinleyelim dese o evdekilerin hepsi sabaha kadar ibadet sevabına kavuşurlar. Elden ayaktan düştüğümüz zaman, yani musalla taşına konulduğumuz zaman, ne namaz var, ne oruç var, ne ilim var, ne öğrenmek var artık.... Kefenle birlikte defterler kapanır,... ancak sadakayı cariye dediğimiz, bizim sebebimizle bir hayırlı iş olursa ne ala, bir şeyler öğretmeğe çalışmanın sebebi budur,.. iyi bir evlat, iyi bir talebe, iyi bir hizmet eğer varsa, bu öldükten sonra da sevab yazdırmaya devam eder, asıl mesele budur. Yoksa ben ihtiyarlayınca, elden ayaktan düşünce, kenarda varlıklarım olsun, yedek akcem olsun, kiralık evlerim olsun diye fâni bir dünya için yatırımı düşünen bir müslüman nasıl olur da öldükten sonrası için yatırımı düşünmez buna akıl ermiyor. Ki, o yatırımına kavuşacağı da belli değil...( ... Şimdi dimdik durduğumuza bakmayalım, birgün gelir dümdüz yatarız. Musallâ'da er kişi niyetine dedikleri zaman geç kalmış oluruz..
Dünyaya kıymet vermeyip, ahiret için yaşayanlar, hizmet ve ibadetle uğraşanlar, son hallerinde muhtaç olmazlar, (unutulmazlar çünki unutmuyorlardı), herkese iyilik ediyorlardı, hizmet ediyorlardı, dinin yayılması için uğraşıyorlardı...
Bir hayrın işlenmesine sebep olmak o hayrı işlemek gibidir.
Bir kişinin hidayetine sebep olmak, bir kişiye yardımcı olmak en kıymetli ibadettir. Bazı insanlara Allahü teala hususi kabiliyet vermiştir. Onları özel bir iş için yaratmıştır. Bunlar insanın ağzından girer burnundan çıkar, onun hidayetine sebep olur, büyükleri tanıtırlar... bunlar, sadece birkişi daha ebedi ateşden nasıl kurtulur diye uğraşırlar, insanlara ehl-i sünneti anlatmak için uğraşırlar, kimin sevilip-kimin sevilmeyeceğini anlatırlar, binlerce müslümanın silsile-i aliyye büyüklerinin yolunu görmesine, tanımasına vesile olurlar. Pekçok müslümanın hakikati görmesine sebep olurlar.
Allahü teala kullarını seçiyor, ona göre iş veriyor. Kimisini hayırlı işlerde istihdam ediyor, kimisini kötü işlerde.. ne mutlu hayırlı işlerde istihdam edilenlere.....
Mü’mine hizmet ibadettir, üzmek ise felakettir. Herkesin yaptığı işten, ne olduğu, kim olduğu ve tarafı belli olur. Karınca, İbrahim aleyhisselamın ateşini söndürmek için su taşırken yılan ise ateşin artması için üflüyordu. İkisi de hayvandır fakat ayrı yapıdadır... ikisi de farklı,.. tarafını belli ediyor..
Peygamberimiz aleyhissalatü vesselam buyuruyorlar ki; Kim Allah içinse Allahda onun içindir. Allahü tealanın rızasını düşünerek haraket eden, insanlar neder diyerek Allahü tealanın rızasından vazgeçmeyenleri, Allahü teala himayesine alır. İnsanların rızasını gözetip, Rabbimizin rızasına uymayanların işini insanlara bırakır.
Sürüden ayrılan koyunu kurt kapar, kurt sürüye saldıramaz, sürüden ayrılan hapı yutar. Peygamber efendimiz, insanın kurdu şeytandır buyuruyor. Eğer içinde bulunduğumuz topluluktan ayrılırsak, ayrı düşersek bizide o şeytan kapar. Allahü teala bir topluluğun içine şeytanın girmesini yasaklamıştır. Bir topluluğun içine şeytan giremez. Onları bozamaz, çünkü hepsi aynı şeyi düşünüyor hepsi aynı şeyleri paylaşıyorlar. Eğer bir tanesi içlerinden farklı düşünürse farklı konuşursa şeytan gider ona bulaşır. Nasıl ki sürüden ayrılan koyunu kurt kaparsa bir topluluktan ayrı olanıda şeytan kapar, o insanlara karşı kötü düşünmeye başlar, tenkit etmeye başlar. Yani muhalefete başlar. Muhalefetle kalsa yine iyi, bir müddet sonra o herşeyini borçlu olduğu kapıya düşman olmaya başlar, öyle düşmanlığı artar ki; en son bu düşmanlık din düşmanlığına dönüşür. Allah muhafaza etsin. Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi vesellem buyuruyor ki; Toplulukta rahmet vardır, ayrılıkta azab-ı ilahi vardır. İşte birlik ve beraberlik içinde olmanın hem hayat bakımından, hem vefat bakımından, hem dünya bakımından, hem ahiret bakımından çok faydası vardır. Allahu teala birlik ve beraberliğimizi bozmasın inşallah.

Allahü tealaya emanet olunuz efendim.

Huzurpınarı (ve kaizenonline.net)ailesinin muhterem üyelerinin, Cuma gününü tebrik ederiz,
müstecâb dualarınızı istirham ederiz efendim.

ali zeki osmanağaoğlu


huzurpınarı

(tarafımdan eklenmiştir)
__________________
Click the image to open in full size. Click the image to open in full size.

Mutluluk insanı tatlı yapar...
Başarı ışıltılı...
Zorluklar güçlü...
Hüzün insanı insan yapar,
yenilgi mütevâzı...
dutkmd isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
1
Sponsored links
Alt 07-10-2008, 09:59   #2 (permalink)
dutkmd
Süper Üyemiz
 
dutkmd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 9.084
dutkmd is an unknown quantity at this point
dutkmd - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

İlmsiz birşey olmaz, ilm herşeye başdır,
karanlık yollarda o, en azîz arkadaşdır.
Ondan sâdık dost olmaz, ondan vefâlı yâr yok,
herşeyde zarar olsa, onda aslâ zarar yok.
İlm, ucsuz bucaksız, bir ummânı andırır,
ilmden başka herşey, insanı usandırır.
Nasıl kıymetli olmaz, Allah onu övüyor,
bak! Nebî-yi muhterem, bir hadîsde ne diyor:
Ara, her yerde ilmi, o yer ister Çin olsun!
İlm öğrenmek farzdır, her mü’min için olsun.
Bak! Alî-yülmürtezâ, ne diyor dinlesene,
(Köle olurum, bana bir harfi öğretene).
Âlimler, şerî’atı, yıkılmakdan kurtarır,
âlimler yer yüzünde, zıll-i sıfâtullahdır.
Mürekkeb-i ulemâ, azîzdir hattâ şundan:
fî sebîlillah akan, şehîdlerin kanından.
Çünki, cihâd-ı ekber, ancak ilmle olur,
dâreynde, ilmi ile, âmil olan kurtulur.
Âlim, zâhidden üstün, zühd, ilmin altındadır,
âlimler, âhıretde, nebîler yanındadır.
Dime! Cihânda âlim, kalmadı, belki vardır,
aç gözünü, kalbinden zulmet perdesin kaldır!
Bu dînin âlimleri, hadîsle övüldüler,
Benî isrâ’îldeki nebîler gibidirler.
Âlimlerin bir sözü, yıllarca, bâkî kalır,
insanı en alçakdan, bâlâlara kaldırır.
Şimdi âlim bulmak zor, o hâlde ne yapmalı?
âsâr-ı ulemâyı, durmadan okumalı!
Kitâb, altun bir kafes, ilm içinde kuşdur,
kafesi satın alan, kuşa mâlik olmuşdur.
Sarıl kitâblara ki, kalbin nûr ile dolsun,
önce okuyacağın, Kur’ân-ı kerîm olsun!
Sonra, kıymetli eser, Buhârî ve Müslimdir,
ba’dehu Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânîdir.
Tesavvuf ile fıkh, burada vaslolmuşdur,
öyle bir âlimdir bu, hadîsle övülmüşdür.
Hârikalar menba’ı, hiç duyulmıyan sözler,
asrlarca çözülmez, mu’ammâ mes’eleler.
Hepsi Mektûbâtda ve tercemesinde vardır,
onsuz kurtuluş zordur, onsuz ilm, noksandır.
Eshâb-ı kirâm risâlesi de, gör, ne iyi,
oku! Güzel anla da, takdîr et sahâbeyi.
Mektûbât tercemesi, ebedî se’âdetdir,
le-hül-hamd her yerde var, temâmı bil, üç cilddir.
İbni Âbidîne bak, bir deryâ ki, sonsuzdur!
hanefîde en büyük fıkh kitâbı budur.
Gör, İhyâ-ül-ulûmu, Kimyâ-ı se’âdeti,
Gazâlîyi yâdından çıkarmazsın ebedî.
Riyâdunnâsıhîni okuyunca anlarsın,
Muhammed Rebhâmîye, ne büyük âlim dersin.
Şeyhul-ekber, Geylânî, öğren Behâ’eddîni,
böyle zâtlar korumuş, yıkılmakdan bu dîni.
Mevâhib, her eserde, adı geçen kitâbdır,
Resûl-i müctebâyı, uzun uzun anlatır.
menkıbeler pınarı, Çihâr-ı yâr-ı güzîn,
İhtiyâcı çok ona, kararan kalbimizin.
Merâkıl-felâh ve Mevkûfât kıymetlidir,
Mecmû’a-yı zühdiyye, sana çok şey öğretir.
Ma’rifetnâmeyi gör, İbrâhîm Hakkıyı bil,
çok oku Birgivîyi, sanma fâideli değil.
Terceme-i hâlleri, tanınmış Evliyânın,
içinde anlatılmış, Reşehât, Nefehâtın.
Berekât-ı Ahmedî, Mu’cizât-ül-Enbiyâ,
ne güzel yazılmışdır, Hadîka-tül-Evliyâ.
Dürr-i yektâyı da gör, hem Umdetül-islâmı,
Miftâhul-Cenneti, ey oğul ilmihâlini.
Râbıta risâlesi, tesavvufu bildirir,
musannifi (esseyyid Velî Abdülhakîm)dir.
Dahâ nice kitâb var, denizde inci bunlar,
Rahmet-i Hakda olsun, her birini yazanlar.
Bizlerden selâm eyle, yâ Rabbî, sen onlara,
kolaylık ver onların yolunda olanlara!.
.


"İnsan seveceği kimseyi iyi seçmeli, ona göre sevmeli..."
"Kim olduğun değil, kiminle olduğun önemlidir".
__________________
Click the image to open in full size. Click the image to open in full size.

Mutluluk insanı tatlı yapar...
Başarı ışıltılı...
Zorluklar güçlü...
Hüzün insanı insan yapar,
yenilgi mütevâzı...
dutkmd isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:35 . Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.0.0
Kişisel Gelişim -- Türkiye'nin En Kaliteli Kişisel Gelişim Platformu Kaizen OnlineAd Management by RedTyger