Bu Foruma yaptığınız ilk ziyaretiniz ise, Lütfen öncelikle Yardım kriterlerini okuyunuz.
Forumumuzda bilgi alışverişinde bulunabilmeniz için öncelikle Kayıt olmalısınız. Üye olmayanlar Forumumuzdan hiçbir şekilde aktivite uygulayamaz, Mesaj yazamaz, Konu açamaz, Eklenti indiremez. Forumumuzu tam anlamıyla kullanmak için Üye olabilirsiniz..
İş hayatında, sosyal etkinliklerde, eğitimde, ikili ilişkiler ve diğer bir çok alanda toplumdaki bireylerin, engelli ve sağlam grupları olarak iki ayrı standartta yaşadıkları varsayılıyor. Bu haksız muamele nedeniyle "özürlü, engelli, sakat" diye tabir edilen bireyler, zaten hakları olan eşit hayat standartlarına sahip olmak için olağanüstü bir azim, gayret, fedâkârlık ve güç harcamak zorunda bırakılıyor. Doğal olarak çok çok az sayıdaki birey bu engellerden sıyrılıp, kendini eğitme ve bilinçlenme fırsatını bulmayı başarabiliyor.
Amacımız her birey için eşit hak ve fırsatlar sunan medeni toplum olma yolunda bilinçli farkındalıklar yaratmaktır. Herkesin bu konuda kendi payına düşen sorumluluk ve görevleri vardır.
İki harf bile her şeyi değiştirebiliyor!
Özürlü değildir engellenenler. Özürlüye değil, özGürlüĞe yol verelim.
İlk kampanyamızın konusu ulaşım engelleri. Neredeyse tüm şehirlerimizdeki kaldırımlar yasa, yönetmelik ve teknik şartnamelere uygun olmayan şekilde inşaa ediliyor. Kaldırımların farklı amaçlar için sık sık sökülüp yeniden yapımı esnasında, bütün vatandaşlar yollardaki çukur, moloz ve diğer inşaat malzemelerini aşıp, günlük hayatını sürdürebilmek için yoğun bir mücadele veriyor. Fiziksel engelli ve yaşlı bireyler ise zaten bu savaşı baştan kaybediyor. Yasal haklar ve yönetmeliklerden haberdar olmayan toplum, engellilerin evlerine hapsedilmesini fark edip, bu yanlışlıklara karşı çıkmak bir yana, kendi yaya haklarını bile talep edecek bilgi birikimi ve sorumluluğa sahip olamıyor.
Sık sık yenilenen kaldırımlar, bir öncekinden daha özensiz daha kuralsız yapılmaktadır. Meselâ, duyarsız ve saygısız vatandaşların araçlarını kaldırımlara çıkarmasını önlemek için, çoğu belediye kendi bildikleri tek çare olarak gittikçe daha yüksek kaldırımlar inşaa ediyor. Kaldırım başları ve sonlarına birer rampa yapılması gerekliliğine ne belediyeler ne yayalar özen göstermiyor. Var olan rampa ve diğer gerekli özellikler ise çoğu zaman mimari şartnamelere ( Ergonomik Kent ve Engelliler, Uluslararası Teknik Yönetmelik, Büyükşehir Belediyeleri Özürlü Hizmet Birimleri Yönetmeliği, vb) bakılmadan üstünkörü biçimde yapıldığı için sağlıklı biçimde kullanılamıyor.
Engelli tabir edilen toplum üyeleri, daha dışarı çıkıp, ilk adımlarını atmaya kalktıkları an büyük sorunlarla karşılaştıkları için, hayatın birçok alanında yeterince yer alamıyorlar. Azımsanmayacak sayıda insan (yüz binler hatta milyonlar) sadece bozuk kaldırımlar nedeniyle, eğitim, iş ve sosyal hayatlarına nokta koymak zorunda kalıyor.
Bu haksızlığın önlenmesi, bozuklukların düzeltilmesi şart. Bütün toplum fertleri bu konuda bilgi sahibi olmalı. Ve herkes gereken özeni göstermelidir. En azından, ilk etapta, şehir merkezleri, büyük sosyal etkinlik binaları, okullar, hastaneler ve önemli kamu kurumları çevresinde mevcut olan ulaşım altyapısındaki tüm aksaklıkların tespit edilip, acilen gereğinin yapılması şarttır.
Özürlülere azami saygı ve hoşgörü gösteren, ekonomik bağımsızlık ve kendi kendine yetebilme şansı sağlayan bir Türkiye dileğiyle bu anlamlı günü kutlayacağız !... Ancak, ülkemizde ki özürlü vatandaşlarımızın eğitimiyle ve verilmesi gereken hizmetlerle ilgili izlenen politikalarda hala ciddi zafiyetler ve çarpıklıklar yaşanmaktadır…
Dünya Özürlüler Günü
03 Aralık 2008 Çarşamba 02:25
3 Aralık Dünya Özürlüler Günü Bugün… Geçen seneden bu seneye ne değişti: Filiz Köseoğlu yazdı.
3 Aralık Dünya Özürlüler Günü Bugün…
Bütün medya ajanslar özürlülerden bahsedecekler bizlerin haklarından sözde olan ama uygulamada olmayan haklarımızdan.
3 Aralık Çarşamba günü Engelsiz yaşam fuarı var bizde oradayız Pozitif Özürlüler Eğitim Derneği olarak.
Bir aksilik çıkmazsa eğer bende orada olacağım.
Engelsiz Yaşam (Adı Çok Güzel) ama peki Türkiye"de kaç engelli yaşamını engelsiz gibi yaşayabiliyor.
Yukarda belirttiğim gibi sözde haklarımız var, sözde ailelerimizin hakları var. Peki, bu hakları kim biliyor kim uyguluyor aileler engelli çocukları hakkında ne biliyor.
Biraz engelsiz yaşamımızdan bahsedelim, bir çocuk engelli olarak doğuyor bin bir türlü zorluklarla okul çağına geliyor.
İlk darbeyi o gün yiyor sen engellisin okuyamazsın diyor.
Bir gün arkadaşları gibi parka gitmek istiyor ikinci darbeyi de yiyor, sen parka gidemezsin engellisin diyor.
Her Allahın günü karşısına bir engel daha çıkıyor, özür dilerim kimse alınmasın gücenmesin durum bu.
Çünkü özürlülerin özgürce dolaşmaları için hiçbir şey yapılmamıştı yeni, yeni yapılmaya başlandı.
Hayatım boyunca sadece tek bir şeyde engellenmedim, hayallerim ve umutlarım. Kendimle ilgili bazı hayallerim vardı.
Yazar olmak bir yerlere gelmek en büyük hayalim ve umudum, sonra yavaş, yavaş hayallerim ölmeye başladı.
Daha doğrusu ben hayallerimi öldürmeye başlamıştım ki bir gün ışık yandı, hayallerim bir tepsi içinde bana sunuldu.
Bedenimde ki engelle aldırmadan zekâmı kullanmama izin verdiler. Hayat denilen bu uzun yolda tüm acılarıma rağmen karşıma yeni bir hayat çıktı.
İlk defa ben yaşamımda engellenmedim, engellime aldırmadan imkânlar sunuldu.
Bana bir iplik verildi sabırla ince, ince ördüm bana güvendiler güvenlerini inşallah boşa çıkarmadım.
İnsanların tüm engellemesine rağmen hayatımı engelsizmişim gibi yaşamaya devam ettim.
Biz engelliyiz, ama biz engellimize rağmen engelsizce yaşamayı öğrenmeliyiz.