Bu Foruma yaptığınız ilk ziyaretiniz ise, Lütfen öncelikle Yardım kriterlerini okuyunuz. Forumumuzda bilgi alışverişinde bulunabilmeniz için öncelikle Kayıt olmalısınız.
Üye olmayanlar Forumumuzdan hiçbir şekilde aktivite uygulayamaz, Mesaj yazamaz, Konu açamaz, Eklenti indiremez. Forumumuzu tam anlamıyla kullanmak için Üye olabilirsiniz..



Tags: ,

Cevapla
Alt 11-04-2008, 16:33   #1 (permalink)
dutkmd
Süper Üyemiz
 
dutkmd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 8.851
dutkmd is an unknown quantity at this point
dutkmd - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Kibir, kendini beğenmek, her iyiliğe engeldir.

Kibir, kendini beğenmek, her iyiliğe engeldir.

Mübarek Cumanızı tebrik eder, müstecâb dualarınızı istirhâm ederiz efendim

Kalbden çıkanlar kalblere tesir eder.
Kitâb, altın bir kafes, ilm içinde kuşdur,
kafesi satın alan, kuşa mâlik olmuşdur.
Sarıl kitâblara ki, kalbin nûr ile dolsun,
önce okuyacağın, Kur’ân-ı kerîm olsun!


Click the image to open in full size.
Bir delikanlı işsiz kalmış ve iş aramaya gitmiş.... Ağanın yanına git, bahçesi sulanacak demişler. Ağanın yanında bu gence iş vermişler, su taşıması için ip-kova ve omuzuna da taşıması için sopa vermişler. İşe başlamış... Şans buya, kovanın biri sağlam biri delik... Sağlam kova hiç su akıtmıyor, delikli kovanın yarısı yolda boşalıyor, yarım kova su geliyor. Bu, iki sene sürmüş böyle. Sağlam kova, delikli kovaya meydan okumaya, hakaret etmeye başlamış. Sen zaten ne işe yararsın, yine bende iş var, bir damla suyu zayi etmeden getiriyorum diyor. Senin getirdiğinin yarısı boşa gidiyor, sen hep yarım adamsın, yarım olarak getiriyorsun diyor. Artık delikli kovanın canına tak etmiş... sucubaşına diyor ki; -yeter bu kadar, bu sağlam kovadan uğradığım hakaretler artık yeter, her gün tafra, tafra, hakaret, diyor. Ben buna dayanamıyorum, ya kır beni, yada yama, ne yaparsan yap, yeter ki sağlam olayım... Sucu çocuk; "öylemi" diyor, ozaman bugün su taşımayalım da beraber bir gezelim diyor. Gitmişler dereye.... buradan bahçeye kadar gidelim demiş. O zaman tabi yollar dar. Yolda gelirken demiş ki delikli kovaya, sen hep omzumun sağ tarafındaydın, ötekide sol taraftaydı. Şu yolun iki tarafına bak demiş. Senden akan sulardan ne güzel güller, yeşillikler, bitkiler büyüdü ama öteki taraf kupkuru. Bir taraf kuru, bir taraf mükemmel, hayat. İşte kibirli insanlar dolu kovaya benzer, fakat etrafa bir damla faydaları olmaz. Diyor ki; Senin gibi delikli kovanın, hem kendine faydası var, hem bana faydalı, hem de toprağa faydası var. Güller yetişti senin geçtiğin yerlerde... Hangisi olmak istersin, ondan mı, bundan mı? O da; Biraz daha delsen iyi olur galiba demiş... Onun için, kibirli insanların hiç faydası yoktur. Bir insan kibirli mi, değil mi faydasından belli olur. Eğer dağıtmıyorsa, vermiyorsa o dolu kova gibi etrafa faydası olmayandır, işe yaramaz. Eğer eli açıksa (yani kovanın delikleri varsa) tamamdır, herkese faydalı olur, etrafında çiçekler yetişir..

Muvaffak olamamak iki sebeple olur; Kibir ve israf. Büyük bir zât buyuruyor ki; Eğer biri gelse dese ki, iğne ile uludağ toz hale gelebilir... inanın, olabilir deyin... fakat biri, kalbinden kibrin tamamı gider derse, inanmayın. Kibir böyle kötü bir ahlaktır. Çünki, yapıştırma falan değil, hücrelerin içine geçmiştir. Bu kibrin çıkması, temizlenmesi mümkün olmadığına göre.... çare nedir..? neyapmak lazımdır..? Kötü huylu birinin bir bağçesi varmış. Bağçesinin kenarlarına, insanlara zarar versin diye diken dikmiş. Zamanla dikenler büyümüş, bağçenin dışına taşmış. İnsanlar da geçecek başka yer olmadığından, oradan geçiyorlar ve her taraflarına diken batıyormuş. Dayanamamışlar, amca bu dikenler çok fena, ne olur bunları kes demişler. O da; size ne, bağçe benim demiş. Onlar da valiye gitmişler, olanları anlatıp, adamı şikayet etmişler. Vali de adamı çağırmış, insanlar rahatsız oluyorlar, dikenleri kes demiş. Adam yine, bağçe benim demiş. Vali de; bağçe seninse, millet de benim, bağlayın bunu atın hapse, dövün demiş. Adam hapse götürülürken beni valiye götürün demiş. Valiye geri getirmişler, vali bey, siz haklısınız, ben yanlış yaptım demiş ve doğru bahçesine gitmiş. Dikenler okadar büyümüş ve kök salmışki, temizlemek mümkün değil,.. daha evvel temizlenmesi lazımdı... fakat çare yok, temizlenecek.. valinin emri var.. kartlaşmış dikenleri keserken, dikenler batmış ve adam ölmüş... Peki ne yapması gerekirdi? Bunu anlatan zât diyor ki; (Ahlakı bu kadar kök salarsa, ölür, fakat o ahlakla gider). O ağaçların aşı olması lazımdı, o köklerin üzerinde dikenler yerine güller açabilirdi... yani bir mürşid-i kamile gitmesi lazımdı ve o mübarek zât aşı yapacaktı, sonra o aynı köklerden güller, sümbüller, çiçekler açacaktı, meyveler yetişecekti. Madem ki bu kötü ahlak kök salmış, yapacağımız şey mürşid-i kamile gidip, onun vereceği ahlakla ahlaklanmaktır, yani aşı yaptırmaktır. Aşı tutar fakat bu aşıyı yapabilen mütehassısa gitmek lazım, sahtelerine gidilmez, fayda yerine zarar olur. Hakikisi bulunamazsa kitablarına müracaat edilir.
Bir mübarek zâttan faydalanmanın iki ana şartı vardır. Birincisi, velinin silsilesi, Resulullaha (sallallahü aleyhi vesellem) kadar belli olmalıdır. Resulullah efendimiz, feyzin kaynağıdır. Feyz, Allah sevgisi demektir. Onun kalbindeki feyzler bütün kainata her an devamlı olarak gelir. Ama almak ayrı bir meseledir. Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi vesellem Allah sevgisinin havuzudur, orada çeşitli musluklar vardır, ama kaynak aynıdır, hepsi ehl-i sünnetdir. Yani silsile belli olmalıdır. İkinci şart, dinini öğrendiği zâttan zerrenin zerresinin zerresi şüphesi olmamalıdır. Feyzi, yani Allah sevgisini veren, şuna vereyim, buna vereyim diye ayırmaz, uygun olmayanlarda feyz almağa devam eder, fakat aldığı feyz birikir birikir, aynı şeker hastasına şeker zarar verdiği gibi, düşmanlığa dönüşür. İlk düşmanlık, arkadaşlarına olur, sonra hocasına kadar düşmanlığı olabilir. Çok tehlikelidir bu. Onun için, bu tehlikeden kurtulmak için, Mevlana Celaleddin-i Rumi hazretlerinin buyurduğu gibi, aklımı bıraktım ve kurtuldum demeliyiz. Birleşik kaplar gibi, mü’minler bir araya geldiği zaman istese de istemese de Allah sevgisi mutlaka kalbden kalbe geçer. Ancak, üç kişi bundan istifade edemez. Birincisi; kafir, ikincisi; hocasını inkar eden, üçüncücü; hocasını imtihan eden. Bunların kalbine aşk, muhabbet giremez, kalbleri kararır. Bunlar etrafına zarar verir. Hatta kabirlerinden bile zulmet gelir, onun için Peygamber efendimiz ilk zamanlar eshab-ı kirama kabir ziyaretini yasak etmişti, daha sonra müslümanlarda vefat ettikten sonra serbest bırakıldı. Kitab okurkende çok dikkat etmeliyiz. Kitabın içindekilerden daha çok yazarı mühimdir. Kalbden çıkanlar kalblere tesir eder. İtikadı bozuk olan insanların yazdığı kitabları okuyanlar, yazarından etkilenip itikadı bozulabilir. Büyükler, pis borudan şifa gelmez buyuruyorlar, vücudumuzun gıdasını almakta dikkat ettiğimiz gibi ruhumuzun gıdasını almaktada dikkat etmeliyiz, hatta daha çok dikkatli olmalıyız. Ruhun gıdası ilimdir, dindir, ibadetlerdir. Bedene bozuk gıda alan ölür, fakat ruha bozuk gıda alan imanını kaybeder. Yemeğin nasılki temiz olmasına dikkat ediyorsak, okuyacağımız kitabıda iyi seçmeliyiz. Yazan, yazdığından önemlidir.

Allahü tealaya emanet olunuz efendim.

Huzurpınarı ve kaizenonline.net ailesinin muhterem üyelerinin, Cuma gününü tebrik ederiz,
müstecâb dualarınızı istirham ederiz efendim.

ali zeki osmanağaoğlu - dutkmd
__________________
Click the image to open in full size. Click the image to open in full size.

Mutluluk insanı tatlı yapar...
Başarı ışıltılı...
Zorluklar güçlü...
Hüzün insanı insan yapar,
yenilgi mütevâzı...
dutkmd isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
1
Sponsored links
Alt 11-04-2008, 16:34   #2 (permalink)
dutkmd
Süper Üyemiz
 
dutkmd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 8.851
dutkmd is an unknown quantity at this point
dutkmd - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Ey kalbi islâm ile yanan, sevdiğim, gençler!

Click the image to open in full size.
Ey kalbi islâm ile yanan, sevdiğim, gençler!
Bütün islâmiyyetden, size nümûnedir bu!
İlm ile ma’rifetdir, hep içindekiler,
Hakîkaten bulunmaz eşsiz hazînedir bu!


En büyük âlimlerin, en büyük velîlerin,
En meşhûr sîmaların, en ulvî gönüllerin,
Âleme ışık tutan, hayât sunan ellerin,
Kalem ve kalblerinden, sızan bir katredir bu!


Resûlullahın yolu, hakîkî müslimânlık,
Ve her iki cihânda, aranılan sultânlık,
Sulhda her an çalışan, harblerde kahramanlık,
Gösteren ceddimizden, bize emânetdir bu!


Her kelimesi huccet, ilmdir her cümlesi,
Dinle budur hakîkî, islâmiyyetin sesi.
Kalbden pasları siler ve artdırır hevesi,
İşte başlı başına, bir islâmiyyetdir bu!

..............................


İlmsiz birşey olmaz, ilm herşeye başdır,
karanlık yollarda o, en azîz arkadaşdır.
Ondan sâdık dost olmaz, ondan vefâlı yâr yok,
herşeyde zarar olsa, onda aslâ zarar yok.
İlm, ucsuz bucaksız, bir ummânı andırır,
ilmden başka herşey, insanı usandırır.
Nasıl kıymetli olmaz, Allah onu övüyor,
bak! Nebî-yi muhterem, bir hadîsde ne diyor:
Ara, her yerde ilmi, o yer ister Çin olsun!
İlm öğrenmek farzdır, her mü’min için olsun.
Bak! Alî-yülmürtezâ, ne diyor dinlesene,
(Köle olurum, bana bir harfi öğretene).
Âlimler, islamı, yıkılmakdan kurtarır,
âlimler yer yüzünde, zıll-i sıfâtullahdır.
Mürekkeb-i ulemâ, azîzdir hattâ şundan:
fî sebîlillah akan, şehîdlerin kanından.
Çünki, cihâd-ı ekber, ancak ilmle olur,
dâreynde, ilmi ile, âmil olan kurtulur.
Âlim, zâhidden üstün, zühd, ilmin altındadır,
âlimler, âhıretde, nebîler yanındadır.
Dime! Cihânda âlim, kalmadı, belki vardır,
aç gözünü, kalbinden zulmet perdesin kaldır!
Bu dînin âlimleri, hadîsle övüldüler,
Benî isrâ’îldeki nebîler gibidirler.
Âlimlerin bir sözü, yıllarca, bâkî kalır,
insanı en alçakdan, bâlâlara kaldırır.
Şimdi âlim bulmak zor, o hâlde ne yapmalı?
âsâr-ı ulemâyı, durmadan okumalı!
Kitâb, altun bir kafes, ilm içinde kuşdur,
kafesi satın alan, kuşa mâlik olmuşdur.
Sarıl kitâblara ki, kalbin nûr ile dolsun,
önce okuyacağın, Kur’ân-ı kerîm olsun!
Sonra, kıymetli eser, Buhârî ve Müslimdir,
ba’dehu Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânîdir.
Tesavvuf ile fıkh, burada vaslolmuşdur,
öyle bir âlimdir bu, hadîsle övülmüşdür.
Hârikalar menba’ı, hiç duyulmıyan sözler,
asrlarca çözülmez, mu’ammâ mes’eleler.
Hepsi Mektûbâtda ve tercemesinde vardır,
onsuz kurtuluş zordur, onsuz ilm, noksandır.
Eshâb-ı kirâm risâlesi de, gör, ne iyi,
oku! Güzel anla da, takdîr et sahâbeyi.
Mektûbât tercemesi, ebedî se’âdetdir,
le-hül-hamd her yerde var, temâmı bil, üç cilddir.
İbni Âbidîne bak, bir deryâ ki, sonsuzdur!
hanefîde en büyük fıkh kitâbı budur.
Gör, İhyâ-ül-ulûmu, Kimyâ-ı se’âdeti,
Gazâlîyi yâdından çıkarmazsın ebedî.
Riyâdunnâsıhîni okuyunca anlarsın,
Muhammed Rebhâmîye, ne büyük âlim dersin.
Şeyhul-ekber, Geylânî, öğren Behâ’eddîni,
böyle zâtlar korumuş, yıkılmakdan bu dîni.
Mevâhib, her eserde, adı geçen kitâbdır,
Resûl-i müctebâyı, uzun uzun anlatır.
menkıbeler pınarı, Çihâr-ı yâr-ı güzîn,
İhtiyâcı çok ona, kararan kalbimizin.
Merâkıl-felâh ve Mevkûfât kıymetlidir,
Mecmû’a-yı zühdiyye, sana çok şey öğretir.
Ma’rifetnâmeyi gör, İbrâhîm Hakkıyı bil,
çok oku Birgivîyi, sanma fâideli değil.
Terceme-i hâlleri, tanınmış Evliyânın,
içinde anlatılmış, Reşehât, Nefehâtın.
Berekât-ı Ahmedî, Mu’cizât-ül-Enbiyâ,
ne güzel yazılmışdır, Hadîka-tül-Evliyâ.
Dürr-i yektâyı da gör, hem Umdetül-islâmı,
Miftâhul-Cenneti, ey oğul ilmihâlini.
Râbıta risâlesi, tesavvufu bildirir,
musannifi (esseyyid Velî Abdülhakîm)dir.
Dahâ nice kitâb var, denizde inci bunlar,
Rahmet-i Hakda olsun, her birini yazanlar.
Bizlerden selâm eyle, yâ Rabbî, sen onlara,
kolaylık ver onların yolunda olanlara!.

www.huzurpinari.com
__________________
Click the image to open in full size. Click the image to open in full size.

Mutluluk insanı tatlı yapar...
Başarı ışıltılı...
Zorluklar güçlü...
Hüzün insanı insan yapar,
yenilgi mütevâzı...

Konu dutkmd tarafından (11-04-2008 Saat 16:38 ) değiştirilmiştir..
dutkmd isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-04-2008, 22:13   #3 (permalink)
tefekkür
Süper Üyemiz
 
tefekkür - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 622
tefekkür is on a distinguished road
Standart

selamun aleyküm emeğinize yureğinize sağlık ALLAH razı olsun kardeşim
tefekkür isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-04-2008, 15:07   #4 (permalink)
ceylannur
Super Moderator
 
ceylannur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 13.931
ceylannur is on a distinguished road
Standart

sag ol emeyıne saglık allah razı olsun
__________________
__________________
Click the image to open in full size.



Click the image to open in full size.Click the image to open in full size.
Click the image to open in full size.
ceylannur isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:49 . Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.0.0
Kişisel Gelişim -- Türkiye'nin En Kaliteli Kişisel Gelişim Platformu Kaizen OnlineAd Management by RedTyger