Huzurlu toplum
Huzurlu toplum
Sual: Adaletli bir toplum için dinimiz ne emrediyor?
CEVAP
Adaleti temin etmenin yolunu akılla bulmak çok güç olduğu için, Allahü teâlâ, kullarına acıyarak, memleketleri korumak için, bir ölçü gönderdi. Bu ilahi ölçüyle, adaleti bilip ölçmek kolay oldu. Bu ölçü, Peygamberlerin getirdikleri dinlerdir. Kıyamete kadar kullanılması emredilen ilahi ölçü, Muhammed aleyhisselama gönderilen dindir.
Bu ölçüden sonra, bir de ikinci ölçü var. İnsan, hayvanların aksine, medeni olarak yaratılmıştır. Birbirleriyle karışmak, bir arada yaşamak, yardımlaşmak zorundadır. İnsan nazik, zayıf yaratıldığı için, pişmemiş yemek yiyemez. Gıda, elbise ve binanın, ustalar, sanatkârlar tarafından hazırlanması gerekir. İhtiyaç olan bu sanatlar için, araştırmaya, düşünmeye ve tecrübeye gerek vardır. İslamiyet fenni, tekniği, çalışmayı, güzel ahlakı emretmektedir.
İnsan, her ihtiyacını hazırlamaya mecburdur. Bunu hazırlayan da, fen ve sanattır. Bir insanın her sanatı öğrenmesi, mümkün değildir. Her bir sanatı belli kimseler öğrenir, yapar. Herkes, kendine gerekli şeyi, bu sanat sahibinden alır. Bu sanat sahibi de, kendine lazım olan başka bir şeyi, onu yapan diğer sanat sahibinden alır. Böylece, insanlar birbirlerinin ihtiyaçlarını temin eder. Bunun için, insan yalnız yaşayamaz. Bir arada yaşamaya mecburdur. Zaten medeniyet demek, beldeleri imar etmek ve insanların refaha ve bolluğa kavuşması için, bir arada yaşamak demektir.
Şeytanın nefsi yoktur
Sual: Şeytanın da, bizim gibi nefs-i emmaresi var mıdır?
CEVAP
Hayır, yoktur.
mehmet ali demirbaş
__________________
Mutluluk insanı tatlı yapar...
Başarı ışıltılı...
Zorluklar güçlü...
Hüzün insanı insan yapar,
yenilgi mütevâzı...
|