|
Süper Üyemiz
Üyelik tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 9.080
|
Muhammed Aleyhisselâm Peygamberdir.
MUHAMMED ALEYHİSSELÂM PEYGAMBERDİR.
-1-
Yapılması emr olunan işlerde, hâdiselerde birçok fâideler olurki, akl bunu anlıyamaz. Hattâ, bu fâidelerin var olduklarına inanmaz. Bunların varlıklarını gösteren alâmetleri bildireceğiz. Ba’zı ilâcların az mikdarları, ba’zı insanları öldürdükleri hâlde, dahâ çok mikdarları, başkalarına zarar vermiyor. [Bunun misâlleri (Se’âdet-i Ebediyye) kitâbında bildirilmiş ve buna (İdiyosenkrazi) ve (Allerji) ismleri verilmişdir.] Tecribe ile anlaşılmış olan bu hâle çok kimse inanmaz. Aksini isbât etmeğe kalkışır. Peygamberlerin varlığına inanmıyan ve bunun için bir takım sebebler ileri süren eski yunan felsefecileri ve maddeye tapanlar da böyledir. Onlar, Allah ve Peygamber ve cin, melek, Cennet, Cehennem hakkındaki bilgileri, akllarının erebildiği şeyler gibi sanıyor ve bu tasarladıkları şeyleri inkâr ediyorlar. Hiç rü’yâ görmemiş olana, rü’yâ anlatılsa ve bütün hislerin, aklın ve düşüncenin durduğu bir hâl vardır ki, insan bu hâlde iken aklın eremediği şeyleri görüyor denilse, inanmaz. Böyle şey olamaz der. Eğer denilse ki, dünyâda küçük birşey vardır. Bir şehre konulsa, şehrin hepsini yir. Sonra, kendini de yir denilse, hemen, böyle şey olamaz cevâbını verir. Hâlbuki bu sözler, ateşi, yangını ta’rîf etmekdedir. Dinlere ve âhıret hayâtına inanmıyanlar da bunun gibidir. Doğru sözlü olup olmadığı bilinmiyen bir fen adamı, kendi zan ve şübhesi ile, belli zemânda, bir felâket olacağını haber verince, buna inanıyor ve gerekli tedbirleri alıyorlar da, doğruluğu ile meşhûr olan ve mu’cizeler gösteren bir Peygamberin haber verdiği dünyâ ve âhıret tehlükelerine inanmıyorlar. Çok acı ve sonsuz azâblara yakalanmamak için, tedbîr almıyorlar. Peygamber tarafından, fâideleri bildirilmiş olan ibâdetleri, çocuk oyununa, deli hareketlerine benzetiyorlar.
Süâl: Felsefecilerin, maddecilerin ve tabîblerin haber verdikleri fâideli şeyler, tecribe ederek anlaşıldığı için, bunlara inanılır. Bu ibâdetlerin fâideleri tecribe edilmediği için, inanılmıyor.
Cevâb: Fen adamlarının tecribelerine, işitilerek inanılmakdadır. Evliyânın bildirdikleri ve tecribe etdikleri şeyler de, böyle işitilmekdedir. İslâmiyyetin bildirdiği çok şeylerin fâideleri de görülmekde, tecribe edilmekdedir. [Hâlbuki fen adamlarının, doktorların tecribe ederek fâideli olduklarını anladıkları ve herkesin, bunlara inanarak kapışdıkları, çok para vererek satın aldıkları ba’zı teknik ve tıbbî ilâcların zararlı oldukları sonradan anlaşılıyor. Bu ilâcların ismleri listeler hâlinde sağlık müdirliklerinden eczâhânelere bildirilerek, satışları yasak ediliyor. Böyle ilâcların fabrikaları hükûmetler tarafından kapatılıyor. Çok kıymet verilen ba’zı ilâcların zararlı olduklarının sonradan anlaşıldığı, günlük gazete haberleri hâline geldiğini görüyoruz. Antibiyotik denilen ve son senelerin en kıymetli ilâcları olan, yüzlerce çeşid ilâcın kalb hastalığına ve kansere sebeb olduklarını ve deterjanlı ba’zı temizlik maddelerinin sıhhate zararlı olduklarını günlük gazetelerde yine okuduk]. İslâmiyyetin ahkâmının fâideleri tecribe ile anlaşılmasa da, bunlara inanmak ve gereklerini yapmak akla uygundur. İlâcları tanımıyan akllı bir gencin babası tabîb olsa ve babasının başarılarını çok kimseden işitmiş, hattâ gazetelerde okumuş olsa, bu genç hasta olsa, babasının kendisini çok sevdiğini de bilse, babası kendisine ilâc verse ve bunu içince hastalığının hemen geçeceğini, bunu çok tecribe etmiş olduğunu bildirse, ilâc, iğne yapılacak, canı yanacak olduğunu bilse bile, çocuğun babasına nasıl cevâb vermesi akla uygun olur? Eğer, bu ilâcı ben tecribe etmedim. Hastalığıma iyi geleceğini bilmiyorum. Senin sözünün doğru olduğuna inanamıyorum derse, bu cevâbı akla uygun olur mu? Çocuğun böyle cevâb vermesini beğenen bir kimse var mıdır?

Hak Sözün Vesikaları, Sayfa-290
Huzur Pınarı Mail Grubu
__________________
Mutluluk insanı tatlı yapar...
Başarı ışıltılı...
Zorluklar güçlü...
Hüzün insanı insan yapar,
yenilgi mütevâzı...
|