23-07-2008, 20:06
|
#3 (permalink)
|
|
Süper Üyemiz
Üyelik tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 9.082
|
HİZMETLERİ
Tarihçi yazar Vehbi VAKKASOĞLU, Bediüzzaman Saidi Nursi’nin “Kimin kimin himmeti milleti ise o tek başına bir millettir” sözünü hatırlatarak Gönenli Mehmet Efendi için şöyle demiştir:
“Gönenli Mehmet Efendi tek başına bir milletti. Hayatının gayesi iman ve Kuran yolunda hizmetti.”
Ömrünü hizmetle geçirmiş olan Gönenli Mehmet Efendi kendisine başvuran kişilerin her türlü ihtiyaçlarını karşılamak için uğraşan son derece cömert bir insandı.Peygamber Efendimiz "aleyhisselam"e benzemek için daima hizmet demiş, hiç dünya dememiş bir insandır. İnsanları yönlendirir, hayır sahiplerinden alır, yoksula verirdi. Hocamız hayırseverler ve yoksullar arasında adeta bir HİZMET KÖPRÜSÜ görevi yapardı.
VEFATI VE CENAZE TÖRENİ Gönenli Mehmet Efendi çok yoğun yaşadığı hayatını son yıllarına geldiğinde hizmetlerini yapmakta zorlanır hale gelmişti, ama yine de vaazlarını sürdürmeye çalışıyordu. 1990 senesinde vücudu artık kendisini taşıyamayacak kadar yıpranmıştı. Bir müddet Aşağı Guraba Hastanesinde tedavi gördü. Dostları, yakınları onu, irşad hizmeti verdiği cami ve mescitleri teker teker dolaştırarak ahbabları ve talebeleri ile vedalaşmasını sağladılar.
Gönenli Mehmet Efendi, vefatından bir hafta önce Çarşamba günü Hacı Hasan Camii’ndeki vaazına geldi. İki kişi kolunda, bir kişi arkasında destek olarak güçlükle yürüyordu. Hastalığından dolayı vaaz kürsüsüne çıkamadığı için sandalyeye oturuyordu. Yine sandalyesine oturdu. Her zamanki gibi Kur’an-ı Azimü’şşan açıldı. Herkes için ayrı ayrı mukabele okuyordu. Kimlerin ruhuna okuyorsa o kişilerin derslerinden okumaya başladı.
Allahım cemaatimin az ibadetlerine çok sevaplar ver.
Sohbeti esnasında sanki bir daha gelmeyecekmiş gibi bir hali vardı ama cemaati kandıramıyordu.
Gönenli Mehmet Efendi 2 Ocak 1991 Çarşamba günü uzun bir ömür boyunca rızasına ulaşmak istediği Rabb’ine kavuştu. Hicri takvim 16 Cemaziyelahir 1411’i gösteriyordu.
Gönenli Mehmet Efendi" kuddise sırruh "nun vefat ettiği gece sabaha kadar İstanbul’da bulunan birçok Kur’an Kursunda Hoca Efendi’nin ruhuna hediye edilmek üzere hatimler indirildi.
Ertesi gün 3 Ocak 1991 Perşembe günü saat 11:30 civarı tabutu Fatih Cami’inde musalla taşına konuldu. Tabut gelirken cemaatin tekbirleri arasında ilerledi. Avlunun bir bölümünde ise hanımlar beklemekteydi. Vefat haberini duyan herkes camiye koşmuştu.
Erken saatlerde camiyi doldurmaya başlayan insanlar, kısa zamanda avluya taşmaya başladı. Sair zamanlarda insana ovalar kadar genişmiş hissi veren bu avlu, camiye akın eden insan seli karşısında yetersiz kaldı, dar geldi. Avlu doldu. Caminin dışına taşan kalabalık caminin tüm çevresini, merdivenleri, sokakları, caddeleri dolduruverdi. Öğle namazını camide kılmak ümidiyle gelenler, avluda, dışarıda güçlükle yer bulabildi. Vakit namazını camide kılanlar, namazdan sonra dışarıya çıkamadı, cenaze namazını camide kılmak zorunda kaldı. O kalabalığın içinde kimler kimler yoktu ki?
Cenaze törenine geniş bir hoca grubu içinde ayrıca İstanbul Müftüsü, Fatih Kaymakamı, Çarşamba’daki Mahmut Hoca diye bilinen Mahmut Ustaosmanoğlu Hoca Efendi, İslam aleminin ünlü hocalarından Medine’li Nimetullah Hoca Efendi, Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın yeğeni Murat Özal, çeşitli il ve ilçe müftüleri, yetiştirdiği talebeleri, yurt dışından gelen sevenleri, Türkiye’nin her yerinden gelen dostları, manevi evlatları katıldı. Emin Saraç Hoca Efendi
Gönenli Hoca defalarca Hacca, umreye gitmişti orada da defalarca vefat haberi duyulmuş, onun için talebeleri ve sevenleri Gaip cenaze namazı kılmışlardı.
Tabutun önünden yaklaşık bir saat kadar süren bir saygı geçidi oldu. Sıraya giren cemaat, tabutun solundan gelip, birkaç saniye Gönenli Hoca’nın manevi huzurunda dua edip kendisi ile adeta vedalaştılar. Kadınlar için de yaklaşık yarım saatlik bir geçiş düzenlendi.
Hanımların geçişi bittiğinde, hanımlar namazda kadın-erkek karışmasın diye bahçeye alındı.
Öğle namazı vakti geldiğinde bile iki-üç bin kişilik bir grup tabutun başından ayrılmadı. Kalabalık bir anda iki-üç katına çıktı.
Cenaze namazının ardından namazı kıldıran gönül dostu Abdurrahman GÜRSES Hoca Efendi:
“-Ağlayın ey millet, bir büyük alim gidiyor. Bir büyük alim değil, bütün bir alem gidiyor. Sanırız ki şimdi Hz. Muhammed Mustafa " aleyhisselam "da mezarından çıkıp namaza durmuştu”; diye coşkulu bir seslenişte bulundu.
Öğle namazı kılındığı halde Hoca Efendi’nin nereye gömüleceği kesinleşmemişti. Gönenli Mehmet Efendi’nin cenazesi, daha önce Mehmet Zahit KOTKU Hoca Efendi ve Hafize ÖZAL’ın Süleymaniye Camii bahçesine gömülmesi gibi; Fatih Cami bahçesine gömülme durumu vardı. Bunun için Bakanlar Kurulu kararı bekleniyordu. Hatta cenazenin ikindi namazına kalması söz konusu idi. Bu durumla ilgili mikrofondan anons yapıldı:
“Cenazemizin ikindiye kalma ihtimali var, diğer iki cenazenin namazını kılalım.”
Aradan yarım saat geçmesine rağmen Ankara’dan beklenen haber gelmedi. Hoca Efendi’nin yakınları, daha önce kararlaştırıldığı gibi Edirnekapı Sakızağacı Şehitliği’ndeki aile kabristanına gömülmesine karar verdiler.
Tabutu almak için çok kalabalık bir grup harekete geçince kısa bir süre bir belirsizlik oldu. Törene katılan muhteşem kalabalık içinde tabuta el sürmek isteyenler çok fazla olunca zaman zaman izdiham yaşandı. Cemaat orada cenaze arabasına konulmasına karşı çıktı. Ellerde taşınarak Caminin müftülük kapısından çıkarılan cenaze orada bekletilen cenaze arabasına konularak Edirnekapı’ya yöneldi. Tabutun arkasından on binlerce kişilik grup Şehitliğe yöneldi.
__________________
Mutluluk insanı tatlı yapar...
Başarı ışıltılı...
Zorluklar güçlü...
Hüzün insanı insan yapar,
yenilgi mütevâzı...
Konu dutkmd tarafından (23-07-2008 Saat 20:11 ) değiştirilmiştir..
|
|
|