|
Süper Üyemiz
Üyelik tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 9.080
|
Gönenli Mehmed Efendi
GÖNENLİ MEHMED EFENDİ
KİŞİLİĞİ
Gönenli Mehmet Efendi kişiliği ile çevresine örnek olmuş bir mana büyüğüdür. Bugünün yozlaşan sosyal ilişkileri içinde bocalayan ve arayışa giren insanlar için böyle örnek bir kişiyi tanımak çok önemli ve çok yönlendiricidir.
Gönenli Mehmet Efendi hayatı boyunca bitmez tükenmez sabrı ile, riyasız, dürüst, yalan karışmamış hizmetleri, hesapsız fedakarlığı ve engin cömertliği ile kendisini tanıyan herkesi çok etkilemiş, onun insan sever ve eğitimci ruhu kendisini hiç tanımayanlara da ulaşmış hatta namı bir hizmet aşığı olarak bütün Anadolu’ya yayılmıştır.
Kur’an hizmetinde geçen ömrü boyunca sayısız talebe yetiştirmiş, dinamizmi ve enerjik yapısı ile çevresini en güzel şekilde motive etmiş, kendisi yaptığı hayır hasenat ile yetinmemiş, talebelerini ve derslerine katılan herkesi hayra teşvik etmiş, Kur’an’ı Kerim’de mevcut ameli salih kavramını yani iyilik yapmayı, her konuda iyiyi benimseme ve insanlara yararlı olma anlayışını hayata geçirmiş, iyiyi ve güzeli yayma çabası ile ömrünü tüketmiş, tasavvufi gerçekleri yaşantısına en pratik anlayışlarla yerleştirmiştir.
Son derece mütevazi bir yaşam sürmüştür. Onunla ilgili olarak talebelerinden birisinin anlattığı şu olay dikkat çekicidir:
“Tahsilimi tamamlayıp İstanbul’da göreve başladığım yıllarda Gönenli Mehmet Efendi’nin davetlisi olarak evine gittim. Ağırlandığım odadaki bütün eşya, bir divan ile ortada bir halıdan ibaretti. Yirmi sene sonra vefatından bir süre önce tekrar ziyaret nasip oldu. Eşyası yine bir divan ve bir halıydı. Mütevazi hayatı hiç değişmemişti.”( 1)
Maddeye hiç önem vermeyen Gönenli Mehmet Efendi hassas, hatırşinas, yapıcı ve merhametli bir insandı. Gösterişi ve alayişi hiç sevmezdi. Anlattıklarını hissederek anlatırdı, adeta yaşardı. Siyasete ve politikaya hiç rağbet etmezdi.
Gönenli Mehmet Efendi şu gibi vasıflara haiz bulunuyordu;
1.Bir hoca efendi’ye layık bir kıyafet ve hal içindeydi. Üstünde perişanlık yoktu, elbiseleri daima tesettüre uygundu. Ceketsiz, başı örtüsüz gezdiğini görmedim.
2.Herkese karşı güzel bir fazilet, iyilik etme ve fenalıktan çekinme örneği idi.
3. İnanılır, güvenilir, edepli bir İslam mücahidi idi. Çünkü haddini bilirdi. Gönenli Hoca söylediyse doğrudur; denilirdi.
4.Bilgi sahibi idi, asla içinden çıkamayacağı bir mevzuya girmezdi.
5.Muktedabihdi kürsüde söylediği şeylerle kendisi de amel ederdi.
6.Bütün sözlerinde Allah rızasını gözetir, Müslümanların yükselmesini hedeflerdi. Niyeti sahih idi.
7. Muhatapları hakkında şefkat gösterir, irşad vazifesini rıfkla yapardı.
8. Sabırlı davranır, hiddetten şiddetle kaçınırdı.
9. Şaşkın olanların kötülüklerini yüzlerine vurmayıp nezaketle işaret ederdi.
10. Muhatabının aklının derecesi kadar söylerdi. Gönenli Mehmet Efendi köye gitse ticaretten bahsetmez, hayvancılıktan, ormandan veya köyün güzelliğinden bahsederdi.
11. Hitabeti kuvvetli idi, güzel anlatım kabiliyeti, konuşma adabına riayeti vardı. Güzel konuşmak ayrı bir sanat dalı, tatlı dilli olmak ayrı bir sanattır.
12. Onu bunu suçlayan, ona buna sitemler yağdıran konuşmalardan uzaktı. Mesanet-i lisana dikkat eder, en temiz bir davayı en mülevves kelimelerle anlatmaya kalkışmazdı.
13. Vaaz sırasında bir takım indî sözler söylemekten ve bunlara ayet ve hadislerle delil getirmekten çekinirdi.
14. Cemaatin ihtiyaçlarını göz önüne alarak ona göre bir mevzu açardı. Dinleyiciye göre konuşurdu.
15. Gerek geçmişte yaşamış ve gerek yaşamakta olan İslam büyüklerine, ulemasına kesinlikle saygısızlık etmezdi.
16. Farklı bir takım cereyanlara kapılmaktan son derece çekinir, grupların meydana gelmesine kesinlikle fırsat vermezdi. Gönenli grubu diye bir grup yoktur. Belki 100 binin üstünde talebesi vardır. Ama Gönenli grubu diye bir grup yoktur.
17. Bir ömür boyu Kur’an eğitimi ile meşgul oldu. Peygamber Efendimiz: “Sizin en hayırlınız Kuran’ı öğrenen ve öğretendir” buyurdu. O da bu hadisi tüm yaşamı boyunca uygulamıştır.
18. Talebesine karşı fevkalade alakalıydı. Onların iyi yetişmesi için elinden gelen her şeyi yapardı. Gece rüyasında bile talebeyi görür demek mümkündür. Rüyalarında berber, fırıncı, bakkal paralarını öderdi.
19. Yanında bulunan talebeye düzenli yardım eder ve sevenlerine de böyle yapmalarını tavsiyesinde bulunurdu.
20. Kendisine gelen talebeye ilk günlerinde oturup kalkarken ne şekilde davranması, sokakta nasıl yürümesi icap ettiğini anlatarak işe başlardı.
21. Babanın evladına olan muamelesi gibi talebeyi esirgerdi. Talebeye zarar verecek şeyleri öğrenmekten ve öğrenilen bu kötü huylardan men ederdi.
22.Talim ve irşadlarında Rasulullah’a uyar, uygun bir lisan ile öğrettiğini ancak Allah için öğretirdi. Talebeden para almazdı. Talebeye kabiliyeti ölçüsünde hitab ederdi.
23. Seviyesine göre ilim okuturdu.
24. Evladı yaşında da olsa alimlere hürmet ederdi.
25. Her türlü gruplaşmanın dışındaydı. Cemaat taassubu yoktu. Bölücülüğe neden olduğu için gruplaşmadan kaçardı. Çok talebe yetiştirdi, okuttu. Talim, kurra okuturdu ama diğerlerini de dışlamazdı.
TALEBESİNE TAVSİYELERİ
1 Kur’an-ı okumaya Euzu Besmele ile başlayın. Euzu onun anahtarıdır.
2 Bir mushafı ele aldığınız vakit abdestli olun.
3 Kur’an-ı Kerim –i okuma esnasında başınızı örtün ( takke giyin )
4 Hürmetli ve toplu bir durum alın.
5 Kuran-ı Kerim-i açıkça okuduğunuz zaman temiz yerde, avret yeri örtülü olarak Kur’an-ı dinleyebilecek kimselerin yanında okuyun. Dışarıda bulunup da okunan Kuran-ı Kerim’e karşı hürmetli bir vaziyet almayacak kimselerin yanında aleni Kur’an okumayın.
6 Mushaf-ı Şerif-i daima tazim ile karşılayın.
7 Mushaf-ı Şerif ile kati bir zaruret olmadıkça ayak yoluna girmeyin.
8 Kuran-ı Kerim’e dil uzatan veya onu hafife alanlarla asla beraber olmayın. Kardeşin de olsa Kur’an düşmanını destekleme. Günümüzde çok gerekli bir husus.
YAŞAM TARZI VE AHLAKI
Kendisi ince düşünceli bir insandı.
Hocamız her görüşe açık insan yetiştirirdi. Hiçbir kısıtlaması yoktu. Ufku çok genişti. İnsanları sıkboğaz etmez, tutsak etmezdi, zorlayıcı değildi. Gönül rızası ile, kendi istekleri ile gelmelerini isterdi. Kişileri zorlamadan vaaz ve nasihatlerinin daha tesirli olacağına inanırdı. Kimseye sen ocusun, bucusun demez, insanları ayırmadan hepsine hitap ederdi. İnsanları ayırmaz, seçmezdi. Herkesin düşüncelerine, fikirlerine eğer Allah ve Rasulüne, Kuran ‘a uygun ise saygı duyardı.
Hocamızın sevgi çemberi çok genişti, bütün insanları ayırmadan sevgiyle kucaklayabiliyordu. Turisti olsun, cahili olsun, alimi olsun, öksüzü olsun , yetimi olsun, ihtiyarı olsun, dulu olsun, ayyaşı-sarhoşu olsun, dışarı atılmış kimsesiz çocuklar olsun onun sevgisi hepsini kucaklamıştı. Bunu da hayatı boyunca tekrarlanan örneklerle ispatlamıştır.
ÜSLUBU
Son derece ileri görüşlü ve aydın bir din adamı idi. Herkesin kadınların camiye gitmesini onaylamadığı dönemlerde bile , aynı Peygamber Efendimizin ( s.a.v.) yaptığı gibi kadınların camiye gelmelerini önermiş, engellemek isteyenlere şiddetle karşı çıkmıştır.
Sohbetinde çok az ve öz konuşurdu, ama gönülleri etkilerdi.Vaaz ederken konuyu kısa tutardı. Feyizle doldururdu. Çünkü söylediklerini yaşardı. Fıkıh, tefsir, hadis, siyer ve tasavvuftan bahseder ama herkesin anlayabileceği bir dille konuşurdu. Cemaat öğrenmek istediklerini öğrenir, aklındaki sorulara cevap bulurdu. Aynı sohbette herkesin farklı sözler duyup değişik mesajlar aldığı çok olmuştur. Cemaatten birinin kendisiyle ilgili kürsüden yapılan özel açıklamaları, bir tesbihi veya yorumu duyup, diğerlerinin duymadığı da çok yaşanmış hadiselerdendir.
Herkese karşı engin hoşgörü sahibi olan Hocamız hiç kimseyi dışlamamış, dersinden uzaklaştırmamıştır. Hatta camiye uygun olmayan kıyafetlerle, mini etekle, kısa kollu kıyafetlerle gelenleri camideki hanımlar hemen uyarırlarken, Hocamız:
-Bırakın o camiye gelmiş herkes kendi kıyafetine baksın; derdi. Herkesi olduğu gibi kabul ederdi.
kaynak:gmev.org.tr
__________________
Mutluluk insanı tatlı yapar...
Başarı ışıltılı...
Zorluklar güçlü...
Hüzün insanı insan yapar,
yenilgi mütevâzı...
Konu dutkmd tarafından (23-07-2008 Saat 20:03 ) değiştirilmiştir..
|